13 Nisan 2012 Cuma

zaman

zaman allah gibi aşkları çalıyor bu şehirden
oysa istanbul böyle aşk görmemişti
hiç kimse bizim gibi öpüşmemişti maltepe'de
kimse tapmamıştı bizim gibi kadıköy antikacılarına
ulan alacaktık o gramafonu
doğumgününde evimize gelsen alacaktım
sana aşkımdan demetler yapacaktım.

zaman bırakıyor sevginin yerini kült bir özleme
asırlardır değişmedi mi hasret tadı
kekremsi, buruk, lanet
dişlerim kamaşıyor yokluğundan
oysa ferhat halt etmişti senin için yapacaklarımın yanında.

yaptırmıyor yapacaklarını mahlukata zaman
oysa 1 mayısta alacaktık elimize kızıl bayrakları
cumhuriyet anıtına taht kuracaktık.
sloganlar atacaktık dev-yol'dan yadigar

çalıyor insandan zaman ne varsa sevdiği
ben bir seni sevmiştim onu da çok gördü allahsız tanrı
oysa istiklal sokaklarını delik deşik etmiştim
seni çıkarmak için meydana
oysa yalvarmıştım sana gidelim diye şu kel doktora

lan inandım ben sana
kitap gibi ezberledim cümlelerini
senet gibi sakladım aşkımı zamandan.

bu muydu vaadin bana
bana gül bahçesi vaadetmemiştin anladım da!

gözümü bile kırptıramadı zaman
dokuz gün, 216 saat bekledim
ya beni istersen diye
ya "su" istersinde vermezse diye kör olası hemşireler

sana kendimi verdim
almadın

oysa istanbul şaşıracaktı şahit olduklarına
daha kız kulesinde sarhoş olacaktık
eminönün'de balık ekmek yiyip
üsküdar'da sevişecektik
olmadı sevgilim.

sen gitmek için acele ettin
ben seni durdurmayı beceremedim

sana şiirler biriktiriyorum
not defterimin görünmeyen sayfalarında
sana bakıpta okuyamadığım şiirler biriktiriyorum.
eski bir mahkumun anılarında.

olmadı
zaman yine kazandı.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder