bugün doğmuştuk.
bugün biz olmuştuk
aşık olmuştuk,
yeni bir dünyaya ilk adımlarımızı atmıştık birlikte,
söz vermiştik birbirimize,
birlikte ölecektik artık,
"biz" olmuştuk ya hani..
şu an belki bu yüzen,
belli ki bu yüzden akıtıyorum/z
gözyaşlarımızı, birbirimize...
mutluluktan mı bu yaşlar sevgilim?
yoksa ayrılıktan mı..
5. yılımızın bitişin kutlayacaktık bu gün be
sevişecektik belki arsızca,
belki küfredecektik yoldan geçen o adama
ama niye belki,
niye?
niye ayrıyız birbirimizden?
niye toprak olamadım ben ulan
niye paylaşamadım seninle 3-5 metre kareyi?
senin "yaşa" deyişini hatırlarken
yaşadığıma küfrediyorum ben.
en çok varlığımla kavga ediyoruz.
Treyo'ya Ağıt
özlem geleceğe olmaz, geçmişedir. gelecek olan özlenmez. geleceğe umut edin!
26 Nisan 2014 Cumartesi
6 Kasım 2013 Çarşamba
büyüdüm
bir gün, "hayat çok erken büyüttü bizi" demiştin,
bende hak vermiştim sana.
yanılmışsın sevgilim, yanılmışım.
sen gittin ve ben büyümeye başladım.
sen gittin, ben büyümek nasıl olurmuş öğrendim.
acılar nasıl da büyütürmüş insanı,
nasıl da yaşlandırırmış.
şimdi onlarca yıl var aramızda,
hayat çok hoyrat davrandı bana.
bende hak vermiştim sana.
yanılmışsın sevgilim, yanılmışım.
sen gittin ve ben büyümeye başladım.
sen gittin, ben büyümek nasıl olurmuş öğrendim.
acılar nasıl da büyütürmüş insanı,
nasıl da yaşlandırırmış.
şimdi onlarca yıl var aramızda,
hayat çok hoyrat davrandı bana.
çocuk
bir kış gecesi sessizliğine sarılmış,
bir yaz gecesi rüyamı arıyorum.
kaybolan anılarımı arıyorum,
beynimin buz tutmuş hücrelerine tutsak.
senden gelecek işaretler bekliyorum
ruhumun evcilik köşesinde.
oyunlar kuruyorum içinde sen olan.
kek yapıyorum sana en sevdiğinden.
mavi siyah hatıralar saklıyorum dolapların arkasına
çocukluğumun en köhne köşesine koyuyorum baharlarımı
kimsenin ulaşamayacağı kadar derinlere itiyorum.
senden kalanları ruhlarıyla kimse kirletmesin diye.
erken buldum sevdiğim seni,
çok erken kaybettim.
oysa seni kaybetmeyi hayal etmeyecek kadar gençtim,
öleceğini tahmin edemeyecek kadar çocuk.
bir yaz gecesi rüyamı arıyorum.
kaybolan anılarımı arıyorum,
beynimin buz tutmuş hücrelerine tutsak.
senden gelecek işaretler bekliyorum
ruhumun evcilik köşesinde.
oyunlar kuruyorum içinde sen olan.
kek yapıyorum sana en sevdiğinden.
mavi siyah hatıralar saklıyorum dolapların arkasına
çocukluğumun en köhne köşesine koyuyorum baharlarımı
kimsenin ulaşamayacağı kadar derinlere itiyorum.
senden kalanları ruhlarıyla kimse kirletmesin diye.
erken buldum sevdiğim seni,
çok erken kaybettim.
oysa seni kaybetmeyi hayal etmeyecek kadar gençtim,
öleceğini tahmin edemeyecek kadar çocuk.
26 Ekim 2013 Cumartesi
kendini bana kat
suretin siliniyor aklımdan
zaman seni çalıyor benden
daha hep daha fazla
anılarımı flulaştırıyor utanmadan
ayrıntılarımı kaybediyorum.
yenisini katamadığım anlarım gidiyor benden
anlamaya başlıyorum sensizliği.
anlatamadığım ne varsa ağlıyorum
elimi tutuşunu unutuyorum sevgilim
sarılışını unutuyorum
ama en kötüsü
bana aşkla bakan gözlerini unutuyorum
seni unutan aklıma küfürler doğruyorum
sancısını ruhuma katmayı asla ihmal etmiyorum
seni benden eden ne varsa rest çekmek en iyi bildiğim şey
isyan etmek en temel içgüdüm.
seni benden alamasınlar
hiç olmazsa rüyalarımda ol
bak gözlerimin en derinine
en derinimden kendini seyreyle
sar beni, bari rüyalarımda ısınayım
soğuk dudaklarını değil de
sıcak hayalini hatırlayayım!
zaman seni çalıyor benden
daha hep daha fazla
anılarımı flulaştırıyor utanmadan
ayrıntılarımı kaybediyorum.
yenisini katamadığım anlarım gidiyor benden
anlamaya başlıyorum sensizliği.
anlatamadığım ne varsa ağlıyorum
elimi tutuşunu unutuyorum sevgilim
sarılışını unutuyorum
ama en kötüsü
bana aşkla bakan gözlerini unutuyorum
seni unutan aklıma küfürler doğruyorum
sancısını ruhuma katmayı asla ihmal etmiyorum
seni benden eden ne varsa rest çekmek en iyi bildiğim şey
isyan etmek en temel içgüdüm.
seni benden alamasınlar
hiç olmazsa rüyalarımda ol
bak gözlerimin en derinine
en derinimden kendini seyreyle
sar beni, bari rüyalarımda ısınayım
soğuk dudaklarını değil de
sıcak hayalini hatırlayayım!
1 Temmuz 2013 Pazartesi
uykusuzluk semptomu
Saat 4.29
en boktan rengine bürünmüş gökyüzü
uykum bölünmüş sebepsiz
yüzüm düşmüş
sensizliğin boktan hali bu
en belirgin semptom uykusuzluk
şiddetli huzursuzluk
eşlik eden intihar isteği
hastalık bu
tedavisi henüz yok
hasta günbegün çöküyor
hep susuyor
bir süre sonra da delirecek
kavuşacak sana sonra
sen bilmeyeceksin
hastalığın adımlarını
semptomlarını
sonuçlarını
sadece kemik olarak
yatacaksın öylece…
29 Mart 2013 Cuma
göz
yıllar geçmeye devam etmeyecek
seninle olduğu gibi,
ben her saniyeyi sayacağım belki
ama asla pişman olmayacağım
üzerimdeki bu 90 yaş havasına rağmen
seninle geçiremediğim günlerime rağmen
pişman olmayacağım.
çünkü hayatımda yaptığım tek doğru seni sevmek
çünkü yaptığım tek doğru gözlerinde bulmak kendimi
yaptığım en güzel şey seninle tanımak bir şehri
seninle başlamak güne..
sensiz olmayı bu yüzden beceremiyorum yosun göz
hayatımın en güzel şeylerindesin çünkü
en güzel kavgam bile seninle.
çekip gidişin çok derin darbeler vurdu
tutmadı ayaklarım, gözlerim görmedi
öyle bir çığlık kapladı ki dünyayı
duyamadım kimseyi..
sen gittin ya yosun göz
ben en kıymetlimi kaybetmeyi öğrendim.
sen gittim ya
kimsesiz kalmayı öğrendim.
seninle olduğu gibi,
ben her saniyeyi sayacağım belki
ama asla pişman olmayacağım
üzerimdeki bu 90 yaş havasına rağmen
seninle geçiremediğim günlerime rağmen
pişman olmayacağım.
çünkü hayatımda yaptığım tek doğru seni sevmek
çünkü yaptığım tek doğru gözlerinde bulmak kendimi
yaptığım en güzel şey seninle tanımak bir şehri
seninle başlamak güne..
sensiz olmayı bu yüzden beceremiyorum yosun göz
hayatımın en güzel şeylerindesin çünkü
en güzel kavgam bile seninle.
çekip gidişin çok derin darbeler vurdu
tutmadı ayaklarım, gözlerim görmedi
öyle bir çığlık kapladı ki dünyayı
duyamadım kimseyi..
sen gittin ya yosun göz
ben en kıymetlimi kaybetmeyi öğrendim.
sen gittim ya
kimsesiz kalmayı öğrendim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)