sensizliğin alfabesinden başlıyorum
yarım kalan hayatıma.
sensizliği hayal etmekten kaçarken köşe bucak,
ciğerlerime dumanlar dolduruyorum
sensizliğin dilini sökebilmek için.
bir bıçak gibi kesiyor elmacık kemiklerimi sensizlik,
aldığım her nefeste daha çok ölüyorum.
daha çok sen olurken, uzaklaşıyorum senden
adım adım.
milyonlarca yalan atıyorum denize.
zırhlarımı kuşanırcasına sarılıyorum onlara.
yeni bir hayata başladığımı söylüyorum mesela,
elbette hayatıma yeni adamlar girecek diyorum
"ben iyiyim" mesajını verebilmek için.
ve o an geldiğinde hep kendime kalıyorum,
hep sana kalıyorum.
seni anılarımda yaşatıyorum.
istiklal caddesindeyim, yürüyorum.
yaptığımız zirzoplukları hatırlıyorum
öpüşmelerimizi, kavgalarımızı.
ne için tükettik birbirimizi?
koştuğumuz yollar yine birbirimize çıkmıyor muydu?
hayat çok kısaymış,
bir çikolata parçası gibi eriyiverdi damağımızda.
verdiği hazzın yerini susuzluk aldı rüyalarda.
gece'mizi kollarımıza alabileceğimizi hayal etmiştim en azından.
ilk erkek arkadaşına komplolar hazırlarsın sanmıştım.
ya da ne bileyim "rahat bırak o kızımı" filan dersin gibi.
her şey yarım kaldı, bilmiyorsun.
belki görüyorsun beni de, kızıyorsun.
belki " bu kadar sevmişmiydin beni" diyorsun,
içinden.
belki göz yaşlarımı siliyorsun farkettirmeden.
acıyorum,
kanıyorum yüreğimden.
11 ocak 2012
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder